Mantarla evlenen biberin yufkadan evi

Söz verdiğim gibi ikinci doğaçlama yemeğimi huzurlarına sunuyorum dostlar. Cumartesi kafvaltısı için değişik ne yapsam diye düşünürken dolapta gözüme çarpan yukalar oldu. Börek yapmak güzel olacaktı lor ile. Birtaraftan da kırmızı biber közleyeyim dedim fıında. A aaa dolapta ne varmış! Mantaaarr!!

Başarı risk alarak gerçekleşir düsturundan hareketle çıktım tekrar sahneye.

Ladies and gantlemını Sulty is on the stage again :)

PS:   Dikkat dikkatt!! yemeklerimizin içinde her hangi bir ölçü bulunmayıp tamamen isteğe göre kat katıştır şeklinde gerçekleşmektedir. Ama fakat  lakin , ölçüyü kaçırmamak, kimin kiminle anlaşacağını iyi kestirmek lazım malzemeler arasında.

Önce olmazsa olmaz sos , ufak bir karıştırma kabına bir yumurta, üzerine az zeytinyağ ve ayçiçek yağı. Tuz ve de su. Güzeelce çırptık. İçi için közlenmiş biberlerimizi doğradık, iki tane yetti bana, yufkam az idi çünkü. Kırmızı biberin yanına ince kıyılmış yaklaşık on tane kültür mantarı. Biber ve mantarları başka bir kapta seviştiriyoruz. Bir bakıyoruz çocukları lor olmuş. Az miktarda da lor katalım, baharat da katılabilir, kekik mesela.

Borcamın altını yağladık ilk iş, sonrasında yufkaları yaprak  yaprak dizdik aralara mutlaka ama mutlaka sos sürdük, hazırladığımız içi dört- beş seferde  yufka aralarına yedirebiliriz. En üste de sos sürdük. Önceden ısıtılmış  fırında kızarana kadar pişirdik, nefis oldu.

Afiyet olsun, lop lop et pıtpıt yağ olsun.

By Sulty

Read More      3 Comments »

Tavuk ve mantarın dansına alkış tutan elma ve krema

Selamlaaar, selamlar herkese tekrardan. Son yazımın ardından biraz süre geçti farkındayım Mayk abimin yasından anca kurtulabildim sevgili dostlarım. Hem fena mı oldu, siz beni ben de sizi daha ama daha çok özlemiş olduk.

Bu ve takip eden yazımda sizlerle evde doğaçlama yarattığım lezzet bombalarını paylaşacağım. Keyifli izlemelerr:))

Başlıktan da anlaşıldığı gibi bu lezzetimizin ana malzemesi davuk oluyor. Şöyle bir tavuk göğsü yetebilir ama tercihe göre değişebilir de miktarı. Sadece tavuk yetmez, mantar da lazım tabi ama kültür mantarı olsun ;)  Ufak bir soğan hepimizin evinde vardır elbette, bir de yeşil elma istiyoruz manava gidince.  Gitmişken şarüteriye de uğrayıp bir küçük kutu krema da alalım, baharat reyonundan köri alalım.  Oldu gibi…

Ladies ang  Gantlemını, Sulty is on the STAGE NOW !

Var ise wok tava yok ise klasik teflon tava. İkisinden biri vardır mutlaka, yok ise  bende çok verebilirim. Kuşbaşı doğranmış tavuk ve mantarları zeytin yağının içinde kısık ateşte dansettirmeye başlıyoruz. Şimdi ise küp küp doğranmış yarım yeşil elma yaprak yaprak ayrılıp dörde bölünmüş soğan ikinci çift olarak tavaya dansa katılıyorlar. Onlar orada dans ede dursun gelin biz de köpük partisi hazırlayalım bir sos kabında. Sos kabımıza kremayı alalım, içine köri, karabiber, tuz, allah ne verdiyse artık isteğe göre ve en önemlisi dört beş defne yaprağı koyalım. Altını açıp pişirelim, kremayı açmak için süt kullanabiliriz.  Danstan başı dönmüş genç çiftlerimizin üzerine caanım sosumuzu da dökelim.  Biraz bu şekilde salınsınlar hafif müzik eşliğinde. Dans etmekten tamamen yoruldukları an bizim için lezzet şöleninin başladığı andır.

Yanına elma dilim patates ile servis yapılabilir. Her şekilde güzeldir.

Afiyet olsun. Lop lop et pıt pıt yağ oldun.

By SULTY

Read More      No Comments »

bir devir bitti

mayk1

26 Haziran 2009 sabahıydı vakit. Bilgisayarımı açtığımda her kanaldan gördüğüm onun öldüğü haberleri idi. Aaa Maykıl Abi ölmüş mü dedim içimden,  o an haberleri idirak etmekte kabullenmekte zorlandım. Bir haber kalp krizi diyor, diğer haber uyuşturucu diyor… Sebebi fark eder mi? Nasıl öldüğü fark eder mi?

Gözümde canlandı çocukluk anılarım , şarkıların sözlerini anlamayıp kendi dilimize uyarlayarak avaz avaz söylemelerimiz, hep denediğim ama hiç başaramadığım moonwalk, bir kere yapabilseydim keşke onun için. ..Çocukluğumu, gençliğimi arkamda bıraktığımı Maykıl Abinin kafama donk diye bir sabah vurarak haber vereceğini hiç hayal etmezdim. 50 değil 80 yaşında da ölse bundan az üzülmezdim. Çocukluğum, gençliğim… Olmadı Maykıl Abi,  nereye gittiysen gel, uzaklarda hayatta olduğunu bilmek iyi geliyor bana.

Ne zaman gelirsin? Senin için Moonwalk yapacağım bir kere sadece :) Söz.

Read More      6 Comments »

AŞK

mevlana

Neyin kamışını bir göl kenarından kesmişler. Kamışın gövdesine yedi delik açıp onu ses verecek bir hale getirmişler. Neyzen ne kadar usta olursa olsun, her üflediğinde, her değişik makamda ney kendi özlemini getirir dile. O kesildiği göl kenarını özlemektedir. Çünkü o göl kenarı denilen bütünün bir parçasıdır. Gerçek huzuru, gerçek mutluluğu, gerçek sevinci ancak o bütünlüğe ulaştığında bulacaktır.

Öte yandan ney de kesildiği göl kenarının  niteliklerini kendi gövdesinde ve ruhunda taşır. Tıpkı Cenabı Hak’kın çamurdan yaratıp, gövdesine yedi delik  açtıktan sonra can nefesi üflediği Hazreti Adem gibi. Allah Hazreti Adem’in burnuna yaşam nefesini verirken , kendi ruhundan bir parçayı da onun canına katmıştır. Yani yeri göğü yaratan, dört iklim, yedi kıtanın, dokuz katlı göğün hakimi olan Allah aynı zamanda içimizdedir. Ama nefsimizin istekleri bizi yanlış yollara sürükler, yemeye, uykuya, şehvete duyduğumuz açlık, kabaran  benliğimiz o kutsal parçayı ruhumuzun en derin kuyusuna iter ki, çoğu insan kendi içindeki bu cevherin farkına bile varamaz.

İşte bu parçayı fark ederek aramaya başlaya kişiye aşık deriz. Aramanın kendisine de AŞK.

Alıntı:Bab-ı Esrar- Ahmet Ümit

Read More      No Comments »

DİLSİZ

sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim

bütün kulaklardan gizli, surlardan bahsedeceğim

bu sözleri sana herkesin içinde söyleyeceğim

ama senden başka kimse duymayacak

kimse anlamayacak

Read More      No Comments »

Gençlik için 14 süper yiyecek


http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.1&disp=emb&realattid=0.1&zw
“Süper Yiyecekler” olarak adlandırılan 14 temel besin ürünü beslenme uzmanları tarafından yaşlılığa derman olarak gösteriliyor. Bu yiyeceklerin haftada en az 4 kez tüketilmesi öneriliyor. İşte 14 süper yiyecek ve faydaları;

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.3&disp=emb&realattid=0.2&zw
BROKOLİ: Yaşlanmayı geciktiren bitkilerin başında geliyor. Toksinlerin oluşumunu engelliyor. Vücuttaki hücrelerin zarar görmesini yavaşlatıyor. Kansere karşı da koruyucu.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.12&disp=emb&realattid=0.3&zw
Portakal: Dinamizmin kaynağı. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.13&disp=emb&realattid=0.4&zw
Yulaf: Lif deposu… Kolestrol düşürücü özelliği bulunuyor. Sindirimi hızlandırdığı için de diyet reçetelerinde tercih ediliyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.6&disp=emb&realattid=0.5&zw
Domates: Kanser önleyici antioksidan ihtiva ediyor. Kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor. Kalp krizi riskini de düşüren özelliği bulunuyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.8&disp=emb&realattid=0.6&zw
Somon balığı: Bir porsiyon somon balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3 kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına alıyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.7&disp=emb&realattid=0.7&zw
Bezelye: Protein, lif ve nişasta açısından zengin bir besindir. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder. Kansızlığa iyi gelir. Kan Kanserine karşı koruyucudur. Karaciğerin çalışmasını düzene sokar.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.10&disp=emb&realattid=0.8&zw
Ceviz: Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.15&disp=emb&realattid=0.9&zw
Böğürtlen : Yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor. İshal ve ağır yarası ile ayak yorgunluğuna birebir. Ayrıca güzellik kaynağı olarak tanımlanıyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.11&disp=emb&realattid=0.10&zw
Yoğurt: Zengin besin değeri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden korur… Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur. Tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.9&disp=emb&realattid=0.11&zw
Bal kabağı: Bir küçük tabak balkabağı, günlük beta-karoten ihtiyacının %25′ini, C vitamini ihtiyacının yüzde 10′unu karşılar ve iyi miktarda potasyum içerir. Ayrıca iyi bir lif kaynağıdır. Beta-karoten, birçok kanser çeşidini önlemeye yardımcı olabilir.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.14&disp=emb&realattid=0.12&zw
Soya fasulyesi: 453 gramlık soya ununda 31 yumurtanın, 6 büyük şişe sütün veya 900 gramlık kemiksiz etin ihtivâ ettiği kadar protein bulunduğu belirlendi. Vücut için birebir…

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.4&disp=emb&realattid=0.13&zw
Hindi: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.5&disp=emb&realattid=0.14&zw
Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.2&disp=emb&realattid=0.15&zw
Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriliyor.

Read More      No Comments »

ZEYTİNYAĞI ÇEŞİTLERİ‏

Pazar, 23 Kasım 2008 02:49

Zeytinyağı üretim yöntemlerine göre başlıca üç kategoriye ayrılır: Naturel yağlar, Rafine yağlar ve naturel ve rafine yağ karışımı olan Tip yağlar.

Naturel Zeytinyağı (Virgin Oil)

Zeytinyağının hası, meyvenin yeşilden sarıya değişen doğal renk, koku, tat özelliklerine dışarıdan hiçbir kimyasal işlem uygulanmadan önümüze gelen yağdır. Zeytinlerin yıkanmasından, öğütülmesinden, hamurunun sıkılmasından, yağının karasudan ayrıştırılıp süzülmesine dek, ister mengeneli ister kontinu sistemde, sadece mekanik ve fiziksel yollarla, ısının da yağı bozmayacak şekilde ayarlanmasına dikkat edilerek üretilen, “yağlı” da olsa gerçek bir meyva suyudur. Asitlik derecesi yüzde 3,3’den az olan naturel yağlar biyolojik açıdan en değerli yağlardır. Asitlik derecesi: 100 gr. zeytinyağında bulunan “oleik asit” miktarının yüzde olarak belirlenmesidir. Daha basit bir anlatımla, zeytinyağı gliserin ile oleik asit gibi iki organik maddenin birleşmesinden oluşur. Oleik asit gliserinin içinde tümüyle erimez, bir bölümü serbest kalır. Serbest kalan miktar az olursa yağ güzel, lezzetlidir, çoksa yağ acılık yapar.

Naturel zeytinyağları asitlik derecesine göre Uluslararası zeytinyağı Konseyi (UZK) ve Türk Standartları Enstitüsü’nün saptadığı dört ayrı türde değerlendirilir: Sızma, naturel, naturel birinci ve lampant.

Naturel Sızma Zeytinyağı

Genelde “erken hasat” tam olgunlaşmadan toplanan zeytinlerin “soğuk” bir başka deyişle herhangi bir biçimde ısıl işlemden geçirilmeksizin, sıkılmasıyla elde edilir. Zeytin meyvesindeki tat, koku ve vitaminler aynen korunmuştur. Asit oranı 1 ve altındadır, rengi yeşile çalar. Asit derecesi sıfıra en yakın olan yaş İngilizcede “extra virgin” olarak adlandırılır.

Naturel Zeytinyağı (Virgin Olive Oil)

Çeşitli nedenlerle “hafif kusurlu” ve asit oranı biraz daha yüksek çıkan yağlar ise, genelde “naturel” yada sadece “virgin” başka bir deyişle “katıksız” olarak nitelendirilir. Asit oranı yüzde 1-2 arasındadır.

Naturel Birinci Zeytinyağı (Ordinary Virgin Olive Oil)

2 asidin üstünde ve azami 3.3 asit içerdiği için “hafif kusurlu” sayılır.

Lampant

“Aydınlatmaya yarar” ya da “lambalık” diye çevirebileceğimiz bu kategori naturel yağ “kusurlu” olarak nitelendirilir. Asit oranı 3,3’ün üzerinde, küflü ve bozuk yağları simgeler. Doğrudan tüketim için uygun değillerdir. Sağlıklı bir biçimde tüketilmeleri için fiziksel “rafinasyon” işleminden geçirilmeleri gerekir.

Rafine Zeytinyağı

Yüksek asitli ya da kötü tat ve kokuda zeytinyağlarının doğal yapısında değişikliğe yol açmayacak yöntemlerle rafine edilerek yenilebilir hale getirilmişine “rafine zeytinyağı” denir. Rafinaj bir tür temizlik işlemidir. Yağın sadece istenmeyen yönleri giderilir. Yabancı hiçbir madde eklenmez. Asitsiz, kokusuz ve renksiz bu yağ, daha sonra iyi kalite yağ ile karıştırılarak yitirdiği biyolojik özellikleri yeniden kazanır.

Tip Zeytinyağı

Rafine zeytinyağı ile naturel zeytinyağının harmanlanması ile üretilen zeytinyağlarına “Yemeklik Tip Zeytinyağı” denir. “Paçal” yada “kupe” olarak adlandırılan Tip Zeytinyağları iki türlüdür:

Riviera: “Naturel” ve “rafine” yağlar belli oranlarda, örneğin yüzde 80-90 oranında rafine edilmiş yağa yüzde 10-15 naturel yağ karıştırılarak elde edilir. Karışım oranları kadar, kullanılan naturel yağın asitlik oranının tercihen yüzde 3′ü geçmemesi, tadının keskinliği ve rengi de nitelikli ve hoş aromalı olan Riviera üretilmesinde elbette önemli bir rol oynar. Azami 1,5 asit içerir.

A Tipi: Aynı biçimde harmanlama işlemi uygulanır. Ancak azami asit oranı 2′dir. Kalitesi ve lezzeti, içine karıştırılan naturel yağınki kadar, üretim tesisindeki rafinasyon teknolojisinin üstünlüğüne de bağlıdır elbette.


sami’den
sami_bekmez@hotmail.com
sami.bekmez@gmail.com
simas@mynet.com
samibekmez@yahoo.com

Read More      1 Comment »

Zeytinyağı ve Sağlık‏

Zeytinin şekerinden, zeytin çiçeği kolonyasından, zeytin salatasından, sabunlarına kadar birçok ürünü de vardır.

Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığı kıkırdağıdır. Köpekbalığından çıkan sgualene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur Günde 100 cl. zeytinyağı tüketimiyle köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar sgualene alınır. Zeytinyağı kanser riskini % 50′ye yakın azaltmaktadır.


Zeytinyağı hücreleri korur. Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilerek kansere karşı hücreleri korur.


Zeytinyağı üretim aşamasında ısıyla temas etmemesi gerekiyor. Bu nedenle sağlıklısı Riviera değil, Sızma olanıdır. Aslında en doğrusu, kokusuna alışıp mümkün olduğunca az veya hiç rafine edilmemişi kullanmaktır.


Zeytin ağacının dalları, yaprakları ve reçinesi olduğu kadar, yağıda yıllardır ilaçların bileşimlerinde yer alan doğal maddelerden birisidir, doğal bir ilaçtır.

Yiyeceğin yanı sıra merhem olarak da kullanılan zeytinyağı; tahrişin neden olduğu acı ile yanmayı giderici ve yumuşatıcı özellikleri olan losyondur da.

Zeytinyağı, derinin foliküllerine penetre olabildiği için, gerek internal gerekse eksternal dokuların yara veya iritasyonunda ve enfeksiyonlara karşı faydalıdır.

Sindirim sistemini etkiler; ister soğuk olsun, ister sıcak olsun zeytinyağı mideyi çepeçevre koruyucu bir tabakayla sararak mide asitini azaltır. Yemek öncesi veya sonrası alınan bir kaşık zeytinyağı, mide zarını örtüp alkolün işlemesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin yol açtığı sarhoşluğu da azaltır.

Gastrit ve ülsere karşı korumada etkin yardım sağlar. Hazmı en kolay olan zeytinyağı besinlerin bağırsaklar tarafından çok daha iyi emilmesini sağlayarak bağırsakların çalışmasını düzenler. Isıtılmış olsun ya da olmasın zeytinyağı gastrik asiditeyi azaltabilmektedir.


Tahriş giderici etkileri ülsere karşı koruma sağlar. Bağırsaklardan yiyecek geçişini kolaylaştırmak suretiyle konstipasyona engel olur.

Zeytinyağı safra kesesinin kontraksiyonlarını (kasılma) ve safra salgılanmasını uyararak safra taşı oluşum riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır. Dalakta taş oluşumunu önler. Sarılığa ve karaciğer sancılarına iyi gelir. Oruç tutanlar, sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içerse safra kesesi ve bağırsakları rahatlatacaktır.

Sabah kahvaltıdan önce alınan 1 veya 2 çorba kaşığı zeytinyağı -basit kronik kabızlığa - iyi gelir (daha iyi netice için suyla karıştırılabilir). Basur şikâyetlerini giderir; sıcak olarak içilir.

Anne sütünde de bulunan E vitamini ve oleik asit içeriği ile zeytinyağı, normal kemik gelişimine katkıda bulunur. Anne karnında ve doğumdan sonra bebeğin beyninin olduğu kadar, genel olarak sinir sisteminin gelişimini de desteklediğinden, gebe ve emziren annelere özellikle yararlıdır.


Zeytinyağı yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hem de beyin fonksiyonları üzerinde ki etkilerini geciktirmektedir.

Yüksek tansiyonu düşürür; yaprakları ve dallarından çay yapılır. Taze ya da kuru zeytin yaprağını 300 gr. suda 15 dakika kaynatıp, süzdükten sonra şeker ilave ederek 15 gün boyunca her sabah akşam sıcak içmek faydalıdır.

Kan şekeri seviyesinin düşmesine yardım eder.

Ağrı, romatizma, burkulma ve adale incelmelerinde; zeytinyağı sürülür veya 200 gr taze çiçek ve yaprak, 100 gr sarıpapatya ile 1 kg zeytinyağını arada sırada karıştırarak iki saat ‘benmari’ içinde kaynattıktan sonra içindekileri süzüp ağrı veren yerler ovulur. Kapalı yanıklarda zeytinyağı sürülerek kullanılır.

Kötü kolesterol LDL’yi azaltırken, iyi kolesterol HDL’yi artırır.(Yüksek LDL kolesterolü seviyesine bağlı olarak yükselen kolesterol seviyesinin aterosklerotik kalp hastalığında nedensel rol oynadığı kuşkusuzdur. Epidemiyolojik veriler koroner kalp hastalığı vakalarındaki düşüşün total veya LDL kolesteroldeki düşüş ile beraber olduğunu göstermektedir.)

Diyetle alınan doymuş yağ asitlerinin (DYA) total kolesterol seviyesini yükselttiği iyi bilinmektedir. DYA ile tetiklenen kolesterol yüksekliği çoğunlukla LDL kolesterolündeki yüksekliğe bağlıdır. DYA ve hayvansal yağdan zengin diyetler HDL kolesterolü ve apo A-1 de de yükselmeye yol açar.

Yüksek karbonhidratlı ve düşük yağlı diyet tüketen toplumlarda düşük HDL kolesterol ile düşük LDL kolesterolün birlikte bulunması koroner riski artırmazken, yüksek DYA içeren diyete bağlı olarak LDL’nin yükseldiği toplumlarda daha yüksek HDL seviyesine rağmen koroner riski yüksektir. Yüksek hayvansal yağ içeren diyetlerin LDL- HDL oranını, düşük yağ içeren veya çoklu doymamış yağ asitinden (ÇDYA) zengin diyetlere kıyasla daha fazla yükselttiği görülmüştür.


Laurik, miristik ve palmitik asit birlikte tüm DYA ların başında gelirken, mistrik asit tereyağında, hurma çekirdeğinin yağında, Hindistan cevizinin yağında bulunmaktadır. Son ikisi aynı zamanda çok yüksek oranlarda laurik asitte içerirler. Bu üç yağdan hangisinin kolesterol yükseltme potansiyelinin en fazla olduğu hala tartışma konusudur. Her üçününde LDL kolesterolünü yükselttiği yapılan çalışmalarda gözlenmiştir.


DYA yerine linoleik asit konulduğunda total kolesterolde düşüşe neden olmaktadır.

Diyetteki başlıca tekli doymamış yağ asidi oleik asittir. Oleik asit zeytinyağında hakim olan yağ asididir.


Düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı diyetler total ve LDL kolesterol konsantrasyonlarını anlamlı olarak düşürürken aynı zamanda kesinlikle HDL seviyesinde de düşüşe neden olur.


Zeytinyağı sağlıklı lipid düşürücü diyete yararlı katkıda bulunur.

Kalp dostu; zeytinyağı hayvansal yağların tersine kandaki kolesterol miktarını ve dolayısıyla kalp krizi riskini azaltır. Kan plateletlerinin toplanmasına engel olarak kan pıhtılaşması riskini de yok eder.

İçerdiği linoleik asit yüzdesi nedeniyle anne sütüne benzeyen zeytinyağı, inek sütüne katıldığında anne sütüne yakın değer elde edilir. Sütü kesilen anneler yağsız inek sütüne biraz zeytinyağı katıp bebeğe verilebilir.

Günde birkaç damla zeytinyağı bebeğin gelişimine büyük katkı sağlar.

İçerdiği E, A, K vitaminleri ile her yaştaki çocuğun gerekli ihtiyacına yanıt verir. Bu vitaminler kemiklerin doğal gelişimine ve mineralleşmeye yardımcı olup, güçlenmesini hızlandırır. Her yaştaki insan için yararlıdır.

Böbreklerin ıslahında, taşları düşürmede, bağırsak kurtlarını düşürmede, karın ağrısında sıcak su ile içilmesi iyi gelir.

Çocukları raşitizmden korur. Siyatik, mafsal ağrılarına iyi gelir; zeytinyağı tortusu sürülür.

Ağızda çalkalandığında, dişlerin beyaz olmasını sağlar, diş etlerini korur, diş çürümelerini önler.

Zeytinyağı sağlık ve güzellik kaynağıdır. Cilde ve saçlara çok faydalıdır. Cildi besler, korur ve yumuşatır.

Saçları dökülenlere; 1 yumurta sarısı ve zeytinyağı karışımını saç diplerine sürerek 1 saat bekletilip daha sonra yıkanması, arada bir tekrarlanması gerekir.

sami’den
sami_bekmez@hotmail.com

Read More      No Comments »

19 MAYIS


19 Mayıs

- Yav bırak Mustafa abi yaa, sen mi kurtarıcan memleketi Allah aşkına!

- Ama işgal zırhlıları…

- Boşver şimdi sen işgal zırhlılarını filan… Gün gelir, memleketin malını mülkünü tapusuyla İngiliz’e satar bunlar.

- Yok canım!

- Yeminle söylüyorum, İngiliz vatandaşı bakan bile getirip koyarlarsa şaşma.

- Ama ahval ve şerait…

- Güzel abim yaranamazsın… Bak şimdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun’a gidicez, savaş, boğuş, kendimizi paralayacağız, diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tüy bitecek, sonra sen kahırdan ölücen, önce biraz ağlıycaklar, sonra gene “Son Osmanlı Padişahı” diye pankart açacaklar, mezarında dönücen.

- Saltanat kalsın diyosun yani…

- Alışmadık kıçta don durmaz abi, egemenlik megemenlik vereceğine, iki çuval kömür ver, daha iyi… Aha buraya yazıyorum, açlıktan nefesleri kokarken padişahlarına saltanat uçakları alırlar, bu gemiyi de jilet yaparlar, söylemedi deme.

- Efkárlandım be…

- Yakma o cigarayı gözünü seveyim, yarın öbür gün belgesel yaparlar, keş gibi gösterirler seni haberin olsun.

- Hal çaresi nedir peki?

- Al padişahın kızını, yırtalım.

- Millet ne olacak?

- Onlar da ulemaya sorsun artık ne olacaklarını, bize ne, kendi düşen ağlamaz.

- Laik olmasınlar mı, birey olmasınlar mı, kendi lisanları olmasın mı, şıhlara şeyhlere mi bırakalım kaderlerini?

- Bak ne güzel söylüyorsun, kader der geçerler, takalım takkemizi bakalım dalgamıza, iş çıkarma başımıza…

- İyi de, yazık olmaz mı?

- Asıl bu yaptığını yaparsan yazık olur… Bazıları sana inanacak, etkilenecek, senin fikirlerini yaşatmaya kalkacak, hayatları kayacak, evleri basılacak, içeri tıkılacaklar, kimine saçını örtmediği için fahişe diyecekler, kimine milletin malını Arap’a satmayın dediği için komünist diyecekler, kimine Ne Mutlu Türküm Diyene dediği için faşist diyecekler, darbeci diyecekler… Yorma ahaliyi, kula kulluk edelim, rahat edelim.

- Yok arkadaş, ben bi deniycem.

- E sen bilirsin.

Yılmaz ÖZDİL - Hürriyet

Read More      No Comments »

Aile

İçi oyuk bir ağaçtaki
Yavru bir kuşa
Karıncanın
Bir ömür yemek taşımasıdır
Aile

Read More      No Comments »