Kansere Karşı Zerdeçal-Turmeric

Turmeric (zerdeçal)450 mg, ayurveda(Hint tıbbı) geleneğinde sağlıklı kalmak için düzenli olarak tüketilmesi gerektiğine inanılan bir bitkidir. İçerdiği, geleneksel vitaminlerden çok daha güçlü bir anti-oksidan etkiye sahip kurkuminoidlerden kurkuminin, P53 genini aktive ederek kanser hücrelerini baskılamak yoluyla önemli bir anti-kanser etki gösterdiği keşfedilmiştir.
-Antioksidan olarak (İçeriğindeki Kurkumin-doğadaki en güçlü anti-oksidanlardandır.)
* Anti-kanser etki ile düzenli olarak kullanılması gereken(özellikle meme kanseri)
* Anti-enflamatuvar (artrit tedavisini destekleyici)
* Sindirim sorunlarına karşı (Hazımsızlık ve mide ekşimesi problemlerinde) kullanımları vardır.

Kullanım Önerisi:Turmeric 450mg Günde 3 defa 1′er kapsül, yemeklerden sonra

Read More      1 Comment »

Kansere karşı nasıl korunmalıyız?

PROF DR ERKAN TOPUZ VE ÖNERİLERİ

Kansere karşı nasıl korunmalıyız?
“Kanserde artış böyle giderse 2030′da, kalbi geçer, birinci ölüm nedeni olur”

04.02.2010 09:41

DÜNYA Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamalara göre dünyada en çok ölüme sebebiyet veren hastalıkların başında kalp ve damar hastalıkları geliyor. İkinci sırada ise kanser! İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Erkan Topuz “Eğer kanser artış hızı böyle devam ederse 2030’lara gelindiğinde kanser dünyadaki ölüm nedenleri arasında birinci sıraya oturacak!” diyor. Kansere yakalanma oranlarında genetik aktarımın yüzde 7’yi geçmediğinin altını çizen Prof. Topuz sözlerine şöyle devam ediyor:

“Genetik olarak kanser riski taşıyanlarda diyet ve erken tanı büyük önem taşıyor. Ama yıllardır haykırdığım şu: Doğanın armağanı olan temiz hava, su, toprak ve bunların sayesinde yetişen gıdaların yardımıyla tüm tümörlerle mücadele etmek mümkün!”

GAZETE HABERTÜRK-BÜLENT GÜNAL

ANNE SÜTÜNDE BİLE TEHLİKE

Prof. Topuz, kanserin maddi ve manevi olmak üzere iki türlü maliyeti olduğunun da altını çiziyor: “Kim çocuğunun büyüdüğünü, torununun sünnetini, mürvetini görmek istemez? Kanser olduğunu öğrenen her hasta öleceğini, hasta yakınları da sevdiklerini kaybedeceğini düşünüyor. Anne sütünde bile toksik maddeler bulunduğu bir dünyadan söz ediyoruz. Yılardır
verdiğim mücadelemin özü şu aslında: ‘Bir korunma bin tedaviden evladır.’ Gözümüzü açmalıyız. Kansere karşı için de geniş çaplı bir eylem planı hazırlamanın zamanı geldi de geçiyor bile. Çünkü kanserin getirdiği mali yük devlet sağlık sigortalarını iflas ettirme noktasına doğru gidiyor. Önümüzdeki yıllarda kansere yönelik ilaç tedavilerinde büyük patlamalar olacak.”

300 milyar dolarlık kanser ekonomisi

Kanserin finansal maliyet boyutunun çok endişe verici bir noktaya ulaştığını söyleyen Prof. Topuz, “Artık hastalar daha uzun yaşayabiliyor ama maliyetler kat be kat artıyor” diyor, sonra da çarpıcı rakamlar veriyor: “1994’te doktorlar 500 dolarlık ilaç karışımı ile hastanın yaşamını 1 yıl uzatabiliyordu. 2004’e gelindiğinde yaşam uzatma süresi 2 yıla, maliyeti ise 250 bin dolara
çıktı! Yaşamı 5 ay uzatan bir kolon kanseri ilacının toptancı fiyatı 46 bin dolar, iki ay uzatan akciğer ilacının fiyatı 30 bin dolar! Bu maliyetleri kim karşılayabilir? 2005’te tüm dünyada kanser ilaçlarının maliyetinin toplam 24 milyar dolar olduğu tahmin ediliyordu. Etkili kanser ilaçları da bulunduğu takdirde pazarın büyüklüğünün 2025’te 300 milyar dolara ulaşması bekleniyor! Silah sanayiinden sonraki en büyük pazar!”

AMAN BUNLARA DİKKAT

- Lahana, pazı, hardal otu, karnabahar, brokoli, zerdeçal, yaban mersini, kara erik, kara üzüm tüketilecekler listesinin başına yazılmalı. Kansere karşı etkili olduğu bilinen maddelerin başında flavon geliyor. Flavon bitkisel bir madde ve bitkilerde yaklaşık 4 bin flavon tespit edildi. Flavon açısından en zengin olanı ise kara üzüm. Kara üzümde 150, beyaz üzümde ise 30 flavon bulunuyor!

- Kırmızı etten kaçının.

- Günde 5-7 porsiyon sebze ve meyve tüketin.

- Bakliyat, özellikle mercimek, nohut ve kuru fasulye tüketmeye özen gösterin.

- Yine günde 2-3 porsiyon tahıl tüketimini gerekli görüyoruz.

- Günde bir çorba kaşığı taze çekilmiş keten tohumu da kolon kanserinden korunmada etkilidir.

- Bunların yanı sıra soğan, sarımsak, ada çayı, limon kabuğu çayı, zencefil, biberiye, kekik de tüketilecekler listesinde.

- Narın altını çiziyorum. İster meyve olarak ister suyunu sıkarak tüketin ama tüketin! Nar, kolon kanseri tümörüne karşı adeta savaşıyor; yüzde 30 ila yüzde 100 oranında da
etkili oluyor.

- Günde 2 litre sıvı almaya özen gösterilmeli.

- Deniz balıklarında bulunan omega 3’ü de şiddetle öneriyorum.

- Alkol ve sigarayı söylememe gerek yok!

- Yanmış ızgaradan, içinde katkı maddesi bulunan salam, sosis, sucuk ve meyve sularından, ne olduğu belli olmayan konservelerden uzak durun!

- Kemoterapide ise kesinlikle greyfurt yemeyin!

Kolon kanserine probiyotik yoğurt

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Erkan Topuz her kanserin kendine göre farklı korunma yöntemleri olduğunu söylüyor. Prof. Topuz önce kolon kanserine karşı reçetesini yazıyor: “Kolon kanserinde kabızlık en önemli etkenlerden biridir.Öyleyse önce ne yapacağız? Kabızlığa önlem alacağız. Bunun için de bağırsaklarımızı muhakkak yumuşak tutmamız gerek.”

Prostata karşı shiitake mantarı

Prostat kanserinin 50 yaş üstü her 3 erkekten birinde görüldüğünü söyleyen Prof. Topuz, katı yağlardan “aman uzak durun” diyor. Meyve tüketiminin prostat kanserine karşı da önemli bir koz olduğunu belirten
Prof. Topuz, prostat kanserine karşı sizler için bir reçete de yazdı

Günde 4-5 organik domates

- Günde 4-5 organik domates yenilmesini tavsiye ediyoruz. Domatesin içinde bulunan likopen ve selenyum başta prostat ve kolon olmak üzere birçok kansere karşı korur.

Mantarlı tedavi

- Mantarları kanserden korunma ve tedavisi sırasında öneriyoruz. Shiitake mantarının prostat kanserine karşı tedaviyi tamamlayıcı özelliği var. Yeşil çay, ısırgan

- Yeşil çay, ısırgan yaprağı ve ısırgan kökü çayı. Buharda brokoli, lahana

- Buharda pişirilmiş brokoli, lahana ve soya, turunçgiller, soya türevleri. Keçi peyniri tüketin

- Peynirler içinde keçi peynirini tavsiye ediyoruz. Fast food’a yer yok

- Reçetemizde fast food’a yer yok! Kanserliye süt yasak

- Süt kanserde yasak. Sütü kanserliye verdiğimizde, kanserde insülin seviyesini yani kanserojen maddeyi de yükseltiyor.

Nerede bulunur?

Ülkemizde meşe mantarı olarak bilinen bir mantar türü. Çin, Japonya, Kuzey Amerika’da meşe ağaçları üzerinde yetişiyor. D vitamini açısından zengin. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Read More      1 Comment »

Saglıklı beslenme onerileri !

Saglıklı beslenme onerileri !
Kanserde alternatif tedavi Antalya’da yapılan 15. Ulusal Kanser Kongresi’nin en önemli oturumlarından biri oldu. Oturuma katılan bilim adamları kansere karşı 16 bin bitkinin denendiğini bunların yüzde 16’sının kansere karşı etkinliğinin saptandığını açıkladılar.
Günde 4-5 domates yenilmesi öneriliyor
Bilim adamlarına göre kansere karşı etkili olduğu bilinen en önemli sebzelerden biri domates.. Kongrede bir konuşma yapan İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz, domatesin sağlık için yararlı etkileriyle ilgili şunları söyledi: “Domatesin içinde bulunan likopen ve selenyum genellikle prostat kanserinde, meme kanserinde, kolon kanserinde, mide kanserinde ve bunlar ispat edilmiştir. Bunun dışında sayabileceğimiz pekçok kanserlerde etkisi çok fazladır. Biz hastalarımıza günde 4-5 tane domates yemesini tavsiye ederiz veyahut likopen dışardan hap olarak da alabilir.”
Mantar
Mantarları özellikle kanserden korunmada ve kanser tedavisi esnasında hastalarımıza ekstrelerini kullanmalarını oneriyoruz.Tıpta,özellikle tamamlayıcı tıpta kullanılan tıbbi mantarlar özellikle Maitake ,shiitake ve resihi yi hastalarımızın veya ailesinde kanser vakası olanların özellikle kullanmasını öneriyoruz.Maitake mantarını meme kanseri,beyin tümörleri,cilt kanseri,karaciğer kanserinde…Shiitake mantarını jinekolojik tümörler,prostat kanseri veya şikayetlerinde,özelliklede 50 yasından sonra tüm erkeklerin profilaktik olarak kullanmasını,bağırsak ve kolon kanseri,Reishi mantarını ise Akciğer kanserinde ve genel olarak profilaktik olarak kullanmalarını tavsiye ediyoruz.Bunları hem tüketerek hemde özünü almanzı tavsiye ediyoruz ama tıbbi olarak özünü yani kapsül olarak almalarını öneriyoruz.

Havuç
Havuç DNA hasarını önlüyor Domates kadar etkili bir başka sebze ise havuç. Içerdiği betakarotenlerle havuç DNA hasarını önleyici bir etkiye sahip. Prof. Dr. Erkan Topuz, “Bu betakarotenler genellikle kırmızı daha çok olan mesela özellikle havuçta ve sayabileceğimiz pekçok bitkide ve sebzede, meyvelerde olan maddelerdir. Betakarotenler DNA hasarına mani olurlar, kansere karşı vücudun direncini artırırlar, immün sistemi uyarırlar” diyor.
Flavonlar
Kanserde etkili olduğu bilinen bir başka bitkisel madde de flavonlar. Bitkilerde aşağı yukarı 4 bine yakın flavon tespit edilmiş. Bunlar içinde en zengin olanlarının kara üzüm olduğuna dikkat çeken Prof. Dr.
Erkan Topuz sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu flavonların en zengin olanların içlerinde genellikle kara üzüm, Kara üzümde 150 civarında flavon var, beyaz üzümde 30 civarında.”
Selenyumun yararları
Minarellerden selenium ise prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanserden korunmada etkili rol oynuyor. “Yapılan randomize çalışmalarda yüzde 40 oranında prostat kanserini azalttığı gösterilmiştir” diyen Prof. Drd. Erkan Topuz şöyle konuşuyor: “Bunun dışında selenyum vücuttaki özellikle rahim kanserinde, mide kanserinde, ağız, baş boyun kanserlerinde koruyucu olduğu tespit edilmiştir.Ünite olarak da 200 ünite gibi en az miktarda alınması gereken bir, mineraldir.”
C vitamini
Meyve ve sebzelerde en çok bulunan vitaminlerden biri olan C vitamini hem kanserden korunmada hem de yüksek dozlar tercih edilerek kanser tedavisinde başarıyla kullanılıyor. Prof. Dr. Erkan Topuz, C vitaminin yararlarıyla ilgili şunları söylüyor: “C vitamini senelerdir kanseri tedavi etmek amacıyla veya kanserden korunma amacıyla kullanılmıştır. Normal olarak insanların günlük ihtiyacı günde 2 gram civarındadır. Ama yüksek dozda eğer kanseri tedavi edelim diyorsanız 10 grama kadar çıkması tavsiye edilebilir. Çünkü insan vücudu Cvitaminini yapmadığı ve bundan dolayı da dışarıdan alınan C vitaminin kanseri önlediği ve immün sistemi uyardığı gösterilmiştir.”
Omega 3’ün yararları
Özellikle Kuzey denizi balıklarında bol olarak bulunan omega 3 de kanserden koruyucu özelliği saptanmış maddelerden biri. Başta meme kanseri, prostat kanseri ve kalın bağırsak kanseri olmak üzere koruyucu bir etki sağlıyor.Kanserden korunmak için her gün düzenli olarak omega 3 tüketilmesi öneriliyor. Yeterli omega 3 tüketilebilmesi için haftada 3 defa balık yenilmesinin yeterli olduğu belirtiliyor.

KANSERDEN KORUNMA YÖNTEMLERİ
Prof. Dr. Erkan Topuz, kanserden korunmak isteyen kişilere şu önerilerde bulunuyor:
Ailesinde özellikle meme ve kalın bağırsak kanseri olan kişiler 20 yaşından evvel kanserden koruyucu sebze, meyveleri, vitamin ve mineralleri tüketirse yüzde 33 ile yüzde 53 arasında korunabilir.
Mide kanserinden diyetle korunma oranı yüzde 60’a çıkıyor. Biz her gün brokoli, karnıbahar kıvırcık salata,maitake mantarını,shiitake mantarını, beyaz lahana, kabak ve domatesin bol bol tüketilmesini tavsiye ediyoruz.
Biliyoruz ki şişmanlık en önemli kanser sebeplerinden bir tanesi. Özellikle kalın bağırsak kanserlerinde ve meme kanserlerinde şişmanlık bizim için en önemli kötü faktörlerden bir tanesidir. Bu yüzden kırmızı etin kesilmesini, beyaz etin tüketilmesini zeytinyağı ve soya gibi yağlarla beslenilmesini öneriyoruz.
Siyah üzümün bol bol tüketilmesinde yarar var. Çekirdeğini de atmadan tüketilmesini istiyoruz. Kabuğunda ve çekirdeğinde vesibretrol dediğimiz çok özel bir madde vardır, bu doğrudan doğruya kansere karşı vücudu korur.
Yapılan araştırmalar, kekik, çörek otu, keten tohumunun da kanserden korunmada etkili olduğunu gösteriyor.
Bitkisel ilaçların kanserde ilaç tedavisi sırasında kullanılmaması gerekiyor. Bitkilerin yan etkileri olabiliyor ve kanser ilaçlarına karşı direnci artırıyor.
Kanser tedavisi sırasında zencefil bulantı problemine karşı kullanılıyor. Papatyanın ise kanser hastalarının ağzında oluşan aftı önleyici bir etkisi var.
Deve dikeni (milk thistle)çiçeği ise karaciğer hastalıklarında yıllardır kullanılıyor. Bugün görüyoruz ki karaciğer kanserlerini tedavi edebiliyor, tümörleri küçültebiliyor.
Isırgan yıllardır kanser tedavisinde kullanılıyor. Ancak kökü yararlı. Amerikada kökü ilaç haline getirildi.
Meyve suyunu ihmal etmeyin

Özellikle ailesinde kanser hastalığı bulunanların düzenli bir hayat tarzı ve beslenme biçimiyle, bu hastalığı önleyebileceğine dikkat çeken İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erkan Topuz, şu tavsiyelerde bulunuyor:

- Havuç suyu, nar suyu, domates, ev yoğurdu, peynir, kayısı, kara üzüm, brokoli, kırmızı ve beyaz lahana, karnabahar, maitake mantarı,kıvırcık salata, semizotu, şalgam suyu, acı biber, keten tohumu, çörekotu, muz, ananas, soğan ve özellikle de sarmısak kanserden koruyor.

- Ailesinde özellikle meme ve kalın bağırsak kanseri olan kişiler 20 yaşından önce kanserden koruyucu sebze ve meyveleri, vitamin ve mineralleri tüketirse, yüzde 33 ile yüzde 53 arasında bu hastalıktan korunabiliyor. Bunlara ozellikle maitake mantarını almalarını profilaktik olarak öneriyoruz.

- Mide kanserinden diyetle korunma oranı yüzde 60””a çıkıyor. Bu yüzden her gün brokoli, karnabahar kıvırcık salata,shiitake mantarı,dandelion, beyaz lahana, kabak ve domates tüketin. Domatesin içinde bulunan likopen ve selenyumun, prostat kanserinde, meme kanserinde, kolon kanserinde ve mide kanserindeki koruyucu etkisi ispatlandı. Biz hastalarımıza günde 4-5 tane domates yemelerini tavsiye ediyoruz. Likopen dışardan hap olarak da alınabiliyor.

- Kansere sebep olan en önemli faktörlerden biri şişmanlık. Özellikle kalın bağırsak ve meme kanserlerinde büyük risk yaratıyor. Bu yüzden kırmızı etin kesilmesi, beyaz , zeytinyağı ve soya gibi yağlarla beslenilmesi şart.

Mineraller sağlık kaynağı

- Omega 3: Özellikle Kuzey Denizi balıklarında bol olarak bulunan Omega 3 de kanserden koruyucu özelliği saptanmış maddelerden biri. Başta meme kanseri, prostat kanseri ve kalın bağırsak kanseri olmak üzere koruyucu bir etki sağlıyor.Kanserden korunmak için her gün düzenli olarak Omega 3 tüketilmesi öneriliyor. Yeterli Omega 3 tüketilebilmesi için haftada 3 defa balık yenilmesinin yeterli olduğu belirtiliyor.

- Selenyum: Selenyum prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanserden korunmada etkili rol oynuyor. Yapılan çalışmalarda yüzde 40 oranında prostat kanserini azalttığı gösterilmiştir” Bunun dışında selenyum vücuttaki özellikle rahim kanserinde, mide kanserinde, ağız, baş boyun kanserlerinde koruyucu olduğu tespit edilmiştir.

- C vitamini: Meyve ve sebzelerde en çok bulunan vitaminlerden biri olan C vitamini hem kanserden korunmada hem de yüksek dozlar tercih edilerek kanser tedavisinde başarıyla kullanılıyor. C vitamini senelerdir kanseri tedavi etmek amacıyla veya kanserden korunma amacıyla kullanılmıştır. Normal olarak insanların günlük ihtiyacı günde 2 gram civarındadır. Ama yüksek dozda eğer kanseri tedavi edelim diyorsanız 10 grama kadar çıkması tavsiye edilebilir. Çünkü insan vücudu C vitaminini yapmadığı ve bundan dolayı da dışarıdan alınan C vitaminin kanseri önlediği ve bağışıklık sistemi uyardığı gösterilmiştir.

Havuç DNA hasarını önlüyor

Havuç içerdiği “betakaroten” le, DNA hasarını önleyici bir etkiye sahip. Betakarotenler kansere karşı vücudun direncini artırırlar. Siyah üzümün çekirdeğinde ve kabuğunda “Vesibretrol” adı verilen bir madde var. Bu madde vücudu kansere karşı doğrudan koruyor. Yapılan araştırmalar, kekik, çörekotu, keten tohumunun da kanserden korunmada etkili olduğunu gösteriyor. Kanser tedavisi sırasında zencefil bulantı problemine karşı kullanılıyor. Papatyanın ise kanser hastalarının ağzında oluşan aftı önleyici bir etkisi var. Deve dikeni çiçeği karaciğer kanserlerini tedavi edebiliyor, tümörleri küçültebiliyor. Isırgan yıllardır kanser tedavisinde kullanılıyor. Fakat sadece kökü yararlı.Nettle olarak geciyor kokunun adı. Bitkisel ilâçların ilâç tedavisi sırasında kullanılmaması gerekiyor.

NTV HABER

Read More      No Comments »

Mantarla evlenen biberin yufkadan evi

Söz verdiğim gibi ikinci doğaçlama yemeğimi huzurlarına sunuyorum dostlar. Cumartesi kafvaltısı için değişik ne yapsam diye düşünürken dolapta gözüme çarpan yukalar oldu. Börek yapmak güzel olacaktı lor ile. Birtaraftan da kırmızı biber közleyeyim dedim fıında. A aaa dolapta ne varmış! Mantaaarr!!

Başarı risk alarak gerçekleşir düsturundan hareketle çıktım tekrar sahneye.

Ladies and gantlemını Sulty is on the stage again :)

PS:   Dikkat dikkatt!! yemeklerimizin içinde her hangi bir ölçü bulunmayıp tamamen isteğe göre kat katıştır şeklinde gerçekleşmektedir. Ama fakat  lakin , ölçüyü kaçırmamak, kimin kiminle anlaşacağını iyi kestirmek lazım malzemeler arasında.

Önce olmazsa olmaz sos , ufak bir karıştırma kabına bir yumurta, üzerine az zeytinyağ ve ayçiçek yağı. Tuz ve de su. Güzeelce çırptık. İçi için közlenmiş biberlerimizi doğradık, iki tane yetti bana, yufkam az idi çünkü. Kırmızı biberin yanına ince kıyılmış yaklaşık on tane kültür mantarı. Biber ve mantarları başka bir kapta seviştiriyoruz. Bir bakıyoruz çocukları lor olmuş. Az miktarda da lor katalım, baharat da katılabilir, kekik mesela.

Borcamın altını yağladık ilk iş, sonrasında yufkaları yaprak  yaprak dizdik aralara mutlaka ama mutlaka sos sürdük, hazırladığımız içi dört- beş seferde  yufka aralarına yedirebiliriz. En üste de sos sürdük. Önceden ısıtılmış  fırında kızarana kadar pişirdik, nefis oldu.

Afiyet olsun, lop lop et pıtpıt yağ olsun.

By Sulty

Read More      5 Comments »

Tavuk ve mantarın dansına alkış tutan elma ve krema

Selamlaaar, selamlar herkese tekrardan. Son yazımın ardından biraz süre geçti farkındayım Mayk abimin yasından anca kurtulabildim sevgili dostlarım. Hem fena mı oldu, siz beni ben de sizi daha ama daha çok özlemiş olduk.

Bu ve takip eden yazımda sizlerle evde doğaçlama yarattığım lezzet bombalarını paylaşacağım. Keyifli izlemelerr:))

Başlıktan da anlaşıldığı gibi bu lezzetimizin ana malzemesi davuk oluyor. Şöyle bir tavuk göğsü yetebilir ama tercihe göre değişebilir de miktarı. Sadece tavuk yetmez, mantar da lazım tabi ama kültür mantarı olsun ;)  Ufak bir soğan hepimizin evinde vardır elbette, bir de yeşil elma istiyoruz manava gidince.  Gitmişken şarüteriye de uğrayıp bir küçük kutu krema da alalım, baharat reyonundan köri alalım.  Oldu gibi…

Ladies ang  Gantlemını, Sulty is on the STAGE NOW !

Var ise wok tava yok ise klasik teflon tava. İkisinden biri vardır mutlaka, yok ise  bende çok verebilirim. Kuşbaşı doğranmış tavuk ve mantarları zeytin yağının içinde kısık ateşte dansettirmeye başlıyoruz. Şimdi ise küp küp doğranmış yarım yeşil elma yaprak yaprak ayrılıp dörde bölünmüş soğan ikinci çift olarak tavaya dansa katılıyorlar. Onlar orada dans ede dursun gelin biz de köpük partisi hazırlayalım bir sos kabında. Sos kabımıza kremayı alalım, içine köri, karabiber, tuz, allah ne verdiyse artık isteğe göre ve en önemlisi dört beş defne yaprağı koyalım. Altını açıp pişirelim, kremayı açmak için süt kullanabiliriz.  Danstan başı dönmüş genç çiftlerimizin üzerine caanım sosumuzu da dökelim.  Biraz bu şekilde salınsınlar hafif müzik eşliğinde. Dans etmekten tamamen yoruldukları an bizim için lezzet şöleninin başladığı andır.

Yanına elma dilim patates ile servis yapılabilir. Her şekilde güzeldir.

Afiyet olsun. Lop lop et pıt pıt yağ oldun.

By SULTY

Read More      No Comments »

bir devir bitti

mayk1

26 Haziran 2009 sabahıydı vakit. Bilgisayarımı açtığımda her kanaldan gördüğüm onun öldüğü haberleri idi. Aaa Maykıl Abi ölmüş mü dedim içimden,  o an haberleri idirak etmekte kabullenmekte zorlandım. Bir haber kalp krizi diyor, diğer haber uyuşturucu diyor… Sebebi fark eder mi? Nasıl öldüğü fark eder mi?

Gözümde canlandı çocukluk anılarım , şarkıların sözlerini anlamayıp kendi dilimize uyarlayarak avaz avaz söylemelerimiz, hep denediğim ama hiç başaramadığım moonwalk, bir kere yapabilseydim keşke onun için. ..Çocukluğumu, gençliğimi arkamda bıraktığımı Maykıl Abinin kafama donk diye bir sabah vurarak haber vereceğini hiç hayal etmezdim. 50 değil 80 yaşında da ölse bundan az üzülmezdim. Çocukluğum, gençliğim… Olmadı Maykıl Abi,  nereye gittiysen gel, uzaklarda hayatta olduğunu bilmek iyi geliyor bana.

Ne zaman gelirsin? Senin için Moonwalk yapacağım bir kere sadece :) Söz.

Read More      6 Comments »

AŞK

mevlana

Neyin kamışını bir göl kenarından kesmişler. Kamışın gövdesine yedi delik açıp onu ses verecek bir hale getirmişler. Neyzen ne kadar usta olursa olsun, her üflediğinde, her değişik makamda ney kendi özlemini getirir dile. O kesildiği göl kenarını özlemektedir. Çünkü o göl kenarı denilen bütünün bir parçasıdır. Gerçek huzuru, gerçek mutluluğu, gerçek sevinci ancak o bütünlüğe ulaştığında bulacaktır.

Öte yandan ney de kesildiği göl kenarının  niteliklerini kendi gövdesinde ve ruhunda taşır. Tıpkı Cenabı Hak’kın çamurdan yaratıp, gövdesine yedi delik  açtıktan sonra can nefesi üflediği Hazreti Adem gibi. Allah Hazreti Adem’in burnuna yaşam nefesini verirken , kendi ruhundan bir parçayı da onun canına katmıştır. Yani yeri göğü yaratan, dört iklim, yedi kıtanın, dokuz katlı göğün hakimi olan Allah aynı zamanda içimizdedir. Ama nefsimizin istekleri bizi yanlış yollara sürükler, yemeye, uykuya, şehvete duyduğumuz açlık, kabaran  benliğimiz o kutsal parçayı ruhumuzun en derin kuyusuna iter ki, çoğu insan kendi içindeki bu cevherin farkına bile varamaz.

İşte bu parçayı fark ederek aramaya başlaya kişiye aşık deriz. Aramanın kendisine de AŞK.

Alıntı:Bab-ı Esrar- Ahmet Ümit

Read More      No Comments »

DİLSİZ

sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim

bütün kulaklardan gizli, surlardan bahsedeceğim

bu sözleri sana herkesin içinde söyleyeceğim

ama senden başka kimse duymayacak

kimse anlamayacak

Read More      No Comments »

Gençlik için 14 süper yiyecek


http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.1&disp=emb&realattid=0.1&zw
“Süper Yiyecekler” olarak adlandırılan 14 temel besin ürünü beslenme uzmanları tarafından yaşlılığa derman olarak gösteriliyor. Bu yiyeceklerin haftada en az 4 kez tüketilmesi öneriliyor. İşte 14 süper yiyecek ve faydaları;

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.3&disp=emb&realattid=0.2&zw
BROKOLİ: Yaşlanmayı geciktiren bitkilerin başında geliyor. Toksinlerin oluşumunu engelliyor. Vücuttaki hücrelerin zarar görmesini yavaşlatıyor. Kansere karşı da koruyucu.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.12&disp=emb&realattid=0.3&zw
Portakal: Dinamizmin kaynağı. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.13&disp=emb&realattid=0.4&zw
Yulaf: Lif deposu… Kolestrol düşürücü özelliği bulunuyor. Sindirimi hızlandırdığı için de diyet reçetelerinde tercih ediliyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.6&disp=emb&realattid=0.5&zw
Domates: Kanser önleyici antioksidan ihtiva ediyor. Kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor. Kalp krizi riskini de düşüren özelliği bulunuyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.8&disp=emb&realattid=0.6&zw
Somon balığı: Bir porsiyon somon balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3 kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına alıyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.7&disp=emb&realattid=0.7&zw
Bezelye: Protein, lif ve nişasta açısından zengin bir besindir. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder. Kansızlığa iyi gelir. Kan Kanserine karşı koruyucudur. Karaciğerin çalışmasını düzene sokar.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.10&disp=emb&realattid=0.8&zw
Ceviz: Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.15&disp=emb&realattid=0.9&zw
Böğürtlen : Yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor. İshal ve ağır yarası ile ayak yorgunluğuna birebir. Ayrıca güzellik kaynağı olarak tanımlanıyor.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.11&disp=emb&realattid=0.10&zw
Yoğurt: Zengin besin değeri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden korur… Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur. Tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.9&disp=emb&realattid=0.11&zw
Bal kabağı: Bir küçük tabak balkabağı, günlük beta-karoten ihtiyacının %25′ini, C vitamini ihtiyacının yüzde 10′unu karşılar ve iyi miktarda potasyum içerir. Ayrıca iyi bir lif kaynağıdır. Beta-karoten, birçok kanser çeşidini önlemeye yardımcı olabilir.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.14&disp=emb&realattid=0.12&zw
Soya fasulyesi: 453 gramlık soya ununda 31 yumurtanın, 6 büyük şişe sütün veya 900 gramlık kemiksiz etin ihtivâ ettiği kadar protein bulunduğu belirlendi. Vücut için birebir…

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.4&disp=emb&realattid=0.13&zw
Hindi: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.5&disp=emb&realattid=0.14&zw
Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir.

http://mail.google.com/mail/?ui=1&view=att&th=120a078b1f58d438&attid=0.2&disp=emb&realattid=0.15&zw
Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriliyor.

Read More      No Comments »

ZEYTİNYAĞI ÇEŞİTLERİ‏

Pazar, 23 Kasım 2008 02:49

Zeytinyağı üretim yöntemlerine göre başlıca üç kategoriye ayrılır: Naturel yağlar, Rafine yağlar ve naturel ve rafine yağ karışımı olan Tip yağlar.

Naturel Zeytinyağı (Virgin Oil)

Zeytinyağının hası, meyvenin yeşilden sarıya değişen doğal renk, koku, tat özelliklerine dışarıdan hiçbir kimyasal işlem uygulanmadan önümüze gelen yağdır. Zeytinlerin yıkanmasından, öğütülmesinden, hamurunun sıkılmasından, yağının karasudan ayrıştırılıp süzülmesine dek, ister mengeneli ister kontinu sistemde, sadece mekanik ve fiziksel yollarla, ısının da yağı bozmayacak şekilde ayarlanmasına dikkat edilerek üretilen, “yağlı” da olsa gerçek bir meyva suyudur. Asitlik derecesi yüzde 3,3’den az olan naturel yağlar biyolojik açıdan en değerli yağlardır. Asitlik derecesi: 100 gr. zeytinyağında bulunan “oleik asit” miktarının yüzde olarak belirlenmesidir. Daha basit bir anlatımla, zeytinyağı gliserin ile oleik asit gibi iki organik maddenin birleşmesinden oluşur. Oleik asit gliserinin içinde tümüyle erimez, bir bölümü serbest kalır. Serbest kalan miktar az olursa yağ güzel, lezzetlidir, çoksa yağ acılık yapar.

Naturel zeytinyağları asitlik derecesine göre Uluslararası zeytinyağı Konseyi (UZK) ve Türk Standartları Enstitüsü’nün saptadığı dört ayrı türde değerlendirilir: Sızma, naturel, naturel birinci ve lampant.

Naturel Sızma Zeytinyağı

Genelde “erken hasat” tam olgunlaşmadan toplanan zeytinlerin “soğuk” bir başka deyişle herhangi bir biçimde ısıl işlemden geçirilmeksizin, sıkılmasıyla elde edilir. Zeytin meyvesindeki tat, koku ve vitaminler aynen korunmuştur. Asit oranı 1 ve altındadır, rengi yeşile çalar. Asit derecesi sıfıra en yakın olan yaş İngilizcede “extra virgin” olarak adlandırılır.

Naturel Zeytinyağı (Virgin Olive Oil)

Çeşitli nedenlerle “hafif kusurlu” ve asit oranı biraz daha yüksek çıkan yağlar ise, genelde “naturel” yada sadece “virgin” başka bir deyişle “katıksız” olarak nitelendirilir. Asit oranı yüzde 1-2 arasındadır.

Naturel Birinci Zeytinyağı (Ordinary Virgin Olive Oil)

2 asidin üstünde ve azami 3.3 asit içerdiği için “hafif kusurlu” sayılır.

Lampant

“Aydınlatmaya yarar” ya da “lambalık” diye çevirebileceğimiz bu kategori naturel yağ “kusurlu” olarak nitelendirilir. Asit oranı 3,3’ün üzerinde, küflü ve bozuk yağları simgeler. Doğrudan tüketim için uygun değillerdir. Sağlıklı bir biçimde tüketilmeleri için fiziksel “rafinasyon” işleminden geçirilmeleri gerekir.

Rafine Zeytinyağı

Yüksek asitli ya da kötü tat ve kokuda zeytinyağlarının doğal yapısında değişikliğe yol açmayacak yöntemlerle rafine edilerek yenilebilir hale getirilmişine “rafine zeytinyağı” denir. Rafinaj bir tür temizlik işlemidir. Yağın sadece istenmeyen yönleri giderilir. Yabancı hiçbir madde eklenmez. Asitsiz, kokusuz ve renksiz bu yağ, daha sonra iyi kalite yağ ile karıştırılarak yitirdiği biyolojik özellikleri yeniden kazanır.

Tip Zeytinyağı

Rafine zeytinyağı ile naturel zeytinyağının harmanlanması ile üretilen zeytinyağlarına “Yemeklik Tip Zeytinyağı” denir. “Paçal” yada “kupe” olarak adlandırılan Tip Zeytinyağları iki türlüdür:

Riviera: “Naturel” ve “rafine” yağlar belli oranlarda, örneğin yüzde 80-90 oranında rafine edilmiş yağa yüzde 10-15 naturel yağ karıştırılarak elde edilir. Karışım oranları kadar, kullanılan naturel yağın asitlik oranının tercihen yüzde 3′ü geçmemesi, tadının keskinliği ve rengi de nitelikli ve hoş aromalı olan Riviera üretilmesinde elbette önemli bir rol oynar. Azami 1,5 asit içerir.

A Tipi: Aynı biçimde harmanlama işlemi uygulanır. Ancak azami asit oranı 2′dir. Kalitesi ve lezzeti, içine karıştırılan naturel yağınki kadar, üretim tesisindeki rafinasyon teknolojisinin üstünlüğüne de bağlıdır elbette.


sami’den
sami_bekmez@hotmail.com
sami.bekmez@gmail.com
simas@mynet.com
samibekmez@yahoo.com

Read More      2 Comments »