Archive for the ‘EDEBİ’ Category
-
AŞK
Pazartesi, Haziran 22nd, 2009
Neyin kamışını bir göl kenarından kesmişler. Kamışın gövdesine yedi delik açıp onu ses verecek bir hale getirmişler. Neyzen ne kadar usta olursa olsun, her üflediğinde, her değişik makamda ney kendi özlemini getirir dile. O kesildiği göl kenarını özlemektedir. Çünkü o göl kenarı denilen bütünün bir parçasıdır. Gerçek huzuru, gerçek mutluluğu, gerçek sevinci ancak o bütünlüğe [...]
-
DİLSİZ
Cuma, Haziran 19th, 2009
sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim
bütün kulaklardan gizli, surlardan bahsedeceğim
bu sözleri sana herkesin içinde söyleyeceğim
ama senden başka kimse duymayacak
kimse anlamayacak -
Aile
Salı, Mayıs 26th, 2009
İçi oyuk bir ağaçtaki
Yavru bir kuşa
Karıncanın
Bir ömür yemek taşımasıdır
Aile -
Gözlerine Bakarken
Pazartesi, Mayıs 25th, 2009
Gözlerine bakarken
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
kayboluyorum…
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
sırrını her gün bir parça veren
fakat hiç bir zaman
büsbütün teslim olmayacak olan…
N Hikmet
kaynak: siirperisi.net -
Bulut mu olsam?
Pazartesi, Mayıs 25th, 2009
Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.
Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
Nazım Hikmet -
Shakespeare’den
Cuma, Mayıs 22nd, 2009
Korkusundan devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne [...]
