ZEYTİNYAĞI ÇEŞİTLERİ‏

Pazar, 23 Kasım 2008 02:49

Zeytinyağı üretim yöntemlerine göre başlıca üç kategoriye ayrılır: Naturel yağlar, Rafine yağlar ve naturel ve rafine yağ karışımı olan Tip yağlar.

Naturel Zeytinyağı (Virgin Oil)

Zeytinyağının hası, meyvenin yeşilden sarıya değişen doğal renk, koku, tat özelliklerine dışarıdan hiçbir kimyasal işlem uygulanmadan önümüze gelen yağdır. Zeytinlerin yıkanmasından, öğütülmesinden, hamurunun sıkılmasından, yağının karasudan ayrıştırılıp süzülmesine dek, ister mengeneli ister kontinu sistemde, sadece mekanik ve fiziksel yollarla, ısının da yağı bozmayacak şekilde ayarlanmasına dikkat edilerek üretilen, “yağlı” da olsa gerçek bir meyva suyudur. Asitlik derecesi yüzde 3,3’den az olan naturel yağlar biyolojik açıdan en değerli yağlardır. Asitlik derecesi: 100 gr. zeytinyağında bulunan “oleik asit” miktarının yüzde olarak belirlenmesidir. Daha basit bir anlatımla, zeytinyağı gliserin ile oleik asit gibi iki organik maddenin birleşmesinden oluşur. Oleik asit gliserinin içinde tümüyle erimez, bir bölümü serbest kalır. Serbest kalan miktar az olursa yağ güzel, lezzetlidir, çoksa yağ acılık yapar.

Naturel zeytinyağları asitlik derecesine göre Uluslararası zeytinyağı Konseyi (UZK) ve Türk Standartları Enstitüsü’nün saptadığı dört ayrı türde değerlendirilir: Sızma, naturel, naturel birinci ve lampant.

Naturel Sızma Zeytinyağı

Genelde “erken hasat” tam olgunlaşmadan toplanan zeytinlerin “soğuk” bir başka deyişle herhangi bir biçimde ısıl işlemden geçirilmeksizin, sıkılmasıyla elde edilir. Zeytin meyvesindeki tat, koku ve vitaminler aynen korunmuştur. Asit oranı 1 ve altındadır, rengi yeşile çalar. Asit derecesi sıfıra en yakın olan yaş İngilizcede “extra virgin” olarak adlandırılır.

Naturel Zeytinyağı (Virgin Olive Oil)

Çeşitli nedenlerle “hafif kusurlu” ve asit oranı biraz daha yüksek çıkan yağlar ise, genelde “naturel” yada sadece “virgin” başka bir deyişle “katıksız” olarak nitelendirilir. Asit oranı yüzde 1-2 arasındadır.

Naturel Birinci Zeytinyağı (Ordinary Virgin Olive Oil)

2 asidin üstünde ve azami 3.3 asit içerdiği için “hafif kusurlu” sayılır.

Lampant

“Aydınlatmaya yarar” ya da “lambalık” diye çevirebileceğimiz bu kategori naturel yağ “kusurlu” olarak nitelendirilir. Asit oranı 3,3’ün üzerinde, küflü ve bozuk yağları simgeler. Doğrudan tüketim için uygun değillerdir. Sağlıklı bir biçimde tüketilmeleri için fiziksel “rafinasyon” işleminden geçirilmeleri gerekir.

Rafine Zeytinyağı

Yüksek asitli ya da kötü tat ve kokuda zeytinyağlarının doğal yapısında değişikliğe yol açmayacak yöntemlerle rafine edilerek yenilebilir hale getirilmişine “rafine zeytinyağı” denir. Rafinaj bir tür temizlik işlemidir. Yağın sadece istenmeyen yönleri giderilir. Yabancı hiçbir madde eklenmez. Asitsiz, kokusuz ve renksiz bu yağ, daha sonra iyi kalite yağ ile karıştırılarak yitirdiği biyolojik özellikleri yeniden kazanır.

Tip Zeytinyağı

Rafine zeytinyağı ile naturel zeytinyağının harmanlanması ile üretilen zeytinyağlarına “Yemeklik Tip Zeytinyağı” denir. “Paçal” yada “kupe” olarak adlandırılan Tip Zeytinyağları iki türlüdür:

Riviera: “Naturel” ve “rafine” yağlar belli oranlarda, örneğin yüzde 80-90 oranında rafine edilmiş yağa yüzde 10-15 naturel yağ karıştırılarak elde edilir. Karışım oranları kadar, kullanılan naturel yağın asitlik oranının tercihen yüzde 3′ü geçmemesi, tadının keskinliği ve rengi de nitelikli ve hoş aromalı olan Riviera üretilmesinde elbette önemli bir rol oynar. Azami 1,5 asit içerir.

A Tipi: Aynı biçimde harmanlama işlemi uygulanır. Ancak azami asit oranı 2′dir. Kalitesi ve lezzeti, içine karıştırılan naturel yağınki kadar, üretim tesisindeki rafinasyon teknolojisinin üstünlüğüne de bağlıdır elbette.


sami’den
sami_bekmez@hotmail.com
sami.bekmez@gmail.com
simas@mynet.com
samibekmez@yahoo.com

Read More      2 Comments »

Zeytinyağı ve Sağlık‏

Zeytinin şekerinden, zeytin çiçeği kolonyasından, zeytin salatasından, sabunlarına kadar birçok ürünü de vardır.

Bugün dünyanın en önemli kanser ilacı köpek balığı kıkırdağıdır. Köpekbalığından çıkan sgualene adlı madde sızma zeytinyağında bol miktarda bulunur Günde 100 cl. zeytinyağı tüketimiyle köpekbalığı kıkırdağından alınacak kadar sgualene alınır. Zeytinyağı kanser riskini % 50′ye yakın azaltmaktadır.


Zeytinyağı hücreleri korur. Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilerek kansere karşı hücreleri korur.


Zeytinyağı üretim aşamasında ısıyla temas etmemesi gerekiyor. Bu nedenle sağlıklısı Riviera değil, Sızma olanıdır. Aslında en doğrusu, kokusuna alışıp mümkün olduğunca az veya hiç rafine edilmemişi kullanmaktır.


Zeytin ağacının dalları, yaprakları ve reçinesi olduğu kadar, yağıda yıllardır ilaçların bileşimlerinde yer alan doğal maddelerden birisidir, doğal bir ilaçtır.

Yiyeceğin yanı sıra merhem olarak da kullanılan zeytinyağı; tahrişin neden olduğu acı ile yanmayı giderici ve yumuşatıcı özellikleri olan losyondur da.

Zeytinyağı, derinin foliküllerine penetre olabildiği için, gerek internal gerekse eksternal dokuların yara veya iritasyonunda ve enfeksiyonlara karşı faydalıdır.

Sindirim sistemini etkiler; ister soğuk olsun, ister sıcak olsun zeytinyağı mideyi çepeçevre koruyucu bir tabakayla sararak mide asitini azaltır. Yemek öncesi veya sonrası alınan bir kaşık zeytinyağı, mide zarını örtüp alkolün işlemesini önleyeceği gibi, karışık içkilerin yol açtığı sarhoşluğu da azaltır.

Gastrit ve ülsere karşı korumada etkin yardım sağlar. Hazmı en kolay olan zeytinyağı besinlerin bağırsaklar tarafından çok daha iyi emilmesini sağlayarak bağırsakların çalışmasını düzenler. Isıtılmış olsun ya da olmasın zeytinyağı gastrik asiditeyi azaltabilmektedir.


Tahriş giderici etkileri ülsere karşı koruma sağlar. Bağırsaklardan yiyecek geçişini kolaylaştırmak suretiyle konstipasyona engel olur.

Zeytinyağı safra kesesinin kontraksiyonlarını (kasılma) ve safra salgılanmasını uyararak safra taşı oluşum riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır. Dalakta taş oluşumunu önler. Sarılığa ve karaciğer sancılarına iyi gelir. Oruç tutanlar, sahurda bir çorba kaşığı zeytinyağı içerse safra kesesi ve bağırsakları rahatlatacaktır.

Sabah kahvaltıdan önce alınan 1 veya 2 çorba kaşığı zeytinyağı -basit kronik kabızlığa - iyi gelir (daha iyi netice için suyla karıştırılabilir). Basur şikâyetlerini giderir; sıcak olarak içilir.

Anne sütünde de bulunan E vitamini ve oleik asit içeriği ile zeytinyağı, normal kemik gelişimine katkıda bulunur. Anne karnında ve doğumdan sonra bebeğin beyninin olduğu kadar, genel olarak sinir sisteminin gelişimini de desteklediğinden, gebe ve emziren annelere özellikle yararlıdır.


Zeytinyağı yaşlanmanın, hem genel olarak doku ve organlar, hem de beyin fonksiyonları üzerinde ki etkilerini geciktirmektedir.

Yüksek tansiyonu düşürür; yaprakları ve dallarından çay yapılır. Taze ya da kuru zeytin yaprağını 300 gr. suda 15 dakika kaynatıp, süzdükten sonra şeker ilave ederek 15 gün boyunca her sabah akşam sıcak içmek faydalıdır.

Kan şekeri seviyesinin düşmesine yardım eder.

Ağrı, romatizma, burkulma ve adale incelmelerinde; zeytinyağı sürülür veya 200 gr taze çiçek ve yaprak, 100 gr sarıpapatya ile 1 kg zeytinyağını arada sırada karıştırarak iki saat ‘benmari’ içinde kaynattıktan sonra içindekileri süzüp ağrı veren yerler ovulur. Kapalı yanıklarda zeytinyağı sürülerek kullanılır.

Kötü kolesterol LDL’yi azaltırken, iyi kolesterol HDL’yi artırır.(Yüksek LDL kolesterolü seviyesine bağlı olarak yükselen kolesterol seviyesinin aterosklerotik kalp hastalığında nedensel rol oynadığı kuşkusuzdur. Epidemiyolojik veriler koroner kalp hastalığı vakalarındaki düşüşün total veya LDL kolesteroldeki düşüş ile beraber olduğunu göstermektedir.)

Diyetle alınan doymuş yağ asitlerinin (DYA) total kolesterol seviyesini yükselttiği iyi bilinmektedir. DYA ile tetiklenen kolesterol yüksekliği çoğunlukla LDL kolesterolündeki yüksekliğe bağlıdır. DYA ve hayvansal yağdan zengin diyetler HDL kolesterolü ve apo A-1 de de yükselmeye yol açar.

Yüksek karbonhidratlı ve düşük yağlı diyet tüketen toplumlarda düşük HDL kolesterol ile düşük LDL kolesterolün birlikte bulunması koroner riski artırmazken, yüksek DYA içeren diyete bağlı olarak LDL’nin yükseldiği toplumlarda daha yüksek HDL seviyesine rağmen koroner riski yüksektir. Yüksek hayvansal yağ içeren diyetlerin LDL- HDL oranını, düşük yağ içeren veya çoklu doymamış yağ asitinden (ÇDYA) zengin diyetlere kıyasla daha fazla yükselttiği görülmüştür.


Laurik, miristik ve palmitik asit birlikte tüm DYA ların başında gelirken, mistrik asit tereyağında, hurma çekirdeğinin yağında, Hindistan cevizinin yağında bulunmaktadır. Son ikisi aynı zamanda çok yüksek oranlarda laurik asitte içerirler. Bu üç yağdan hangisinin kolesterol yükseltme potansiyelinin en fazla olduğu hala tartışma konusudur. Her üçününde LDL kolesterolünü yükselttiği yapılan çalışmalarda gözlenmiştir.


DYA yerine linoleik asit konulduğunda total kolesterolde düşüşe neden olmaktadır.

Diyetteki başlıca tekli doymamış yağ asidi oleik asittir. Oleik asit zeytinyağında hakim olan yağ asididir.


Düşük yağlı, yüksek karbonhidratlı diyetler total ve LDL kolesterol konsantrasyonlarını anlamlı olarak düşürürken aynı zamanda kesinlikle HDL seviyesinde de düşüşe neden olur.


Zeytinyağı sağlıklı lipid düşürücü diyete yararlı katkıda bulunur.

Kalp dostu; zeytinyağı hayvansal yağların tersine kandaki kolesterol miktarını ve dolayısıyla kalp krizi riskini azaltır. Kan plateletlerinin toplanmasına engel olarak kan pıhtılaşması riskini de yok eder.

İçerdiği linoleik asit yüzdesi nedeniyle anne sütüne benzeyen zeytinyağı, inek sütüne katıldığında anne sütüne yakın değer elde edilir. Sütü kesilen anneler yağsız inek sütüne biraz zeytinyağı katıp bebeğe verilebilir.

Günde birkaç damla zeytinyağı bebeğin gelişimine büyük katkı sağlar.

İçerdiği E, A, K vitaminleri ile her yaştaki çocuğun gerekli ihtiyacına yanıt verir. Bu vitaminler kemiklerin doğal gelişimine ve mineralleşmeye yardımcı olup, güçlenmesini hızlandırır. Her yaştaki insan için yararlıdır.

Böbreklerin ıslahında, taşları düşürmede, bağırsak kurtlarını düşürmede, karın ağrısında sıcak su ile içilmesi iyi gelir.

Çocukları raşitizmden korur. Siyatik, mafsal ağrılarına iyi gelir; zeytinyağı tortusu sürülür.

Ağızda çalkalandığında, dişlerin beyaz olmasını sağlar, diş etlerini korur, diş çürümelerini önler.

Zeytinyağı sağlık ve güzellik kaynağıdır. Cilde ve saçlara çok faydalıdır. Cildi besler, korur ve yumuşatır.

Saçları dökülenlere; 1 yumurta sarısı ve zeytinyağı karışımını saç diplerine sürerek 1 saat bekletilip daha sonra yıkanması, arada bir tekrarlanması gerekir.

sami’den
sami_bekmez@hotmail.com

Read More      No Comments »

19 MAYIS


19 Mayıs

- Yav bırak Mustafa abi yaa, sen mi kurtarıcan memleketi Allah aşkına!

- Ama işgal zırhlıları…

- Boşver şimdi sen işgal zırhlılarını filan… Gün gelir, memleketin malını mülkünü tapusuyla İngiliz’e satar bunlar.

- Yok canım!

- Yeminle söylüyorum, İngiliz vatandaşı bakan bile getirip koyarlarsa şaşma.

- Ama ahval ve şerait…

- Güzel abim yaranamazsın… Bak şimdi binicez bu dandik gemiye, taaa Samsun’a gidicez, savaş, boğuş, kendimizi paralayacağız, diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde tüy bitecek, sonra sen kahırdan ölücen, önce biraz ağlıycaklar, sonra gene “Son Osmanlı Padişahı” diye pankart açacaklar, mezarında dönücen.

- Saltanat kalsın diyosun yani…

- Alışmadık kıçta don durmaz abi, egemenlik megemenlik vereceğine, iki çuval kömür ver, daha iyi… Aha buraya yazıyorum, açlıktan nefesleri kokarken padişahlarına saltanat uçakları alırlar, bu gemiyi de jilet yaparlar, söylemedi deme.

- Efkárlandım be…

- Yakma o cigarayı gözünü seveyim, yarın öbür gün belgesel yaparlar, keş gibi gösterirler seni haberin olsun.

- Hal çaresi nedir peki?

- Al padişahın kızını, yırtalım.

- Millet ne olacak?

- Onlar da ulemaya sorsun artık ne olacaklarını, bize ne, kendi düşen ağlamaz.

- Laik olmasınlar mı, birey olmasınlar mı, kendi lisanları olmasın mı, şıhlara şeyhlere mi bırakalım kaderlerini?

- Bak ne güzel söylüyorsun, kader der geçerler, takalım takkemizi bakalım dalgamıza, iş çıkarma başımıza…

- İyi de, yazık olmaz mı?

- Asıl bu yaptığını yaparsan yazık olur… Bazıları sana inanacak, etkilenecek, senin fikirlerini yaşatmaya kalkacak, hayatları kayacak, evleri basılacak, içeri tıkılacaklar, kimine saçını örtmediği için fahişe diyecekler, kimine milletin malını Arap’a satmayın dediği için komünist diyecekler, kimine Ne Mutlu Türküm Diyene dediği için faşist diyecekler, darbeci diyecekler… Yorma ahaliyi, kula kulluk edelim, rahat edelim.

- Yok arkadaş, ben bi deniycem.

- E sen bilirsin.

Yılmaz ÖZDİL - Hürriyet

Read More      No Comments »

Aile

İçi oyuk bir ağaçtaki
Yavru bir kuşa
Karıncanın
Bir ömür yemek taşımasıdır
Aile

Read More      No Comments »

Gözlerine Bakarken

Gözlerine bakarken
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
kayboluyorum…
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:

sırrını her gün bir parça veren
fakat hiç bir zaman
büsbütün teslim olmayacak olan…

N Hikmet

kaynak: siirperisi.net

Read More      No Comments »

Bulut mu olsam?

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

Nazım Hikmet

Read More      No Comments »

Yemekteyiz Kastamonu’ ya gelse

Ev Sahibi:SATİYE

1)KAMİL : anam gıl çıktı rafet görüyonmu

2)RAFET:  ov yuduyuduve bişey olmaz
3)SATİYE: ne düşünüyon kamil nasıl banduma beğendinmi
4)EHMET:  güzel olmuş satiye apla eline koluna sağluk

5)PAKİZE:   becerememiş.

KAMİL:  ov banduma böylemi yapulu fasit.

RAFET:ov gene doymaduk.çıkışta gaveye gidelim kamil iki batak ataruz.

PUANLAMA ve YORUMLAR
–bikerem ev sahibi olaraktan satiye aplanın ortamın gergünlüğünü alamaması böyük talihsizlük.doğulcunun yanında köçeğin olmamasıda ortamı daha bi gergünleştüdü sanki.bandumanın sarımsağı azıdı.büryan çiğidi.bastuma salatası salatadan çok çorba gibiydi öyle salata olmaz.boğca satiye aplaya ancak 3 puan verebileceyin

Ev Sahibi: PAKİZE

2. Bu ağşam bizim evdeyüz ve gözel bi mönü hazırlaceyin misafirlere ayrıca gara yılan davul zurna ekibinide çağucarecin eğlence olsun deye
mönü
—uğmaç çorbası
—köle hamuru
—ibi
—banduma
—basdumalı  börek
—hesüde
beş dakkada yapıvörün ben şindi bunları öğleden sonra otuma va ona da yetüşürün

PUANLAMA VE YORUMLAR:

—-RAFET:Pakize böğün basdumalı böreği gözel yapamamış yeterince yağlı olmamış çok hafif olmuş beğenmedim ayrıca oyumu sadece yemeğe göre veriyon garayılan ekibinin vedüğü zevki işin içine gatmamaya çalışıyon on üzerinden 4 vereceyin çünkü bek misafirperver de değilidi.


—KAMİL: hesüdeyi benim anam daha gözel eder setiyeninki çok cıvık olmuş, ibi iyi bişmiş emme gözel servis edemedi bıçağınan filan dağıdaceyin deye öldü eliynen servis edebülüdü masa düzeni bihoş olmuş emme olsun garnımız doydu çok şükür 7 vereceyin.

Ev Sahibi: RAFET

bu ağşam menüde; et ekmeği,özel hazurlanmış sucuklu ve bastumalı yımırta,tadlıda baklo yazaceğin ayrıca bu eğşem sepetçioğlu oynayceğin

EHMET: abey yimeklerin hepsi çok gözel zaten löp hepsi farketmeye benim için
İSMEİL: ne biliyin ay ağasının baklonun cöğüzü az gibi olmuş
SETİYE: ben bundan daha iyi edeceğin kesin

PUANLAMA VE YORUMLAR:

EHMET: benim için yimekler gözeldi zeddin sepetçioğlunuda tevatür oynadı ben 8 vedim gitti
SETİYE: ben bu birinciliği kimseye gaputmam baklo iyi değil et ekmeği desen soğanları netmiş öyle 2 çok bile
İSMEİL: baklo içindeki cöğüzle az gibiydi,sepetçioğlunuda pek iyi oynayamadı onun için 4 visem yiter

KAMİL: ben bu yorumlara gatılıyon ben daha iyisini yaparın hurunada cabayı atarın gövecide yaparın sizide eleyvörün ona göre

İSMEİL: vala ben herkesten alasını yaparın et ekmeğini bandumayı göveci sıralayverün bi kere hem gözleri hem de garınları bi yemek göreee…

boğün şenpazarlı raziye gızın evindeyüz
mönü

çorba: darhana çorbası
ana yemek: banduma
ara ıccakla: sermeye yımırta sarması
ortaya: basdurma, pelverde
datlı: ev paklavası
salta: çoban saltası
bakalım yemekleri beyenmişlemi

PUANLAMA VE YORUMLAR:
REFET abey beğendingmi çorbayı
aman yo o avu gibi etmişsin hiç olcak işmi senin şu ettüğün nedü oğğ böyle benim midem hasta gız bilmeyomusung
şerife apla sen banduma hakkında ne düşünüyosung
gız bandumanın cöğüzünü gogudmuşsun
Raziye—apla cöğüzle acımış nediyin
ey yapmayve sende
şerife:ben bu raziye garının evine bida gelmen sufra düzeni nedü oğğ böyle amann

abey sen neyle buldung yemekleri
ehmet—ben bi dene datlıyı sevdim paklava bek gözel olmuş
aman ehmet abey sende hemen ganımıvedin canoğlunda almış oğğ bu bunu
asahmı deyosung la refet hele canını yiyesi raziyeyi görüyomusung
gız raziye habarın olsung hiç beyenmedük nedü oğğ sen yemek filen yapma gız sermeye yımırta sarmasını basit buldum emi habarın olsun
raziye gız:aman siz iyisini ananızın evinizde yin ben buğada yapıyon ziftin kökünü yiyesile

kaynak:http://www.facebook.com/ext/share.php?sid=84291693731&h=07s_D&u=cHI3H&ref=nf

Read More      No Comments »

Shakespeare’den

Korkusundan devamlı endişe içinde yasayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür.
Ve der ki,
“Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.’

Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor :

‘İnsanların çoğu…


Sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için..

Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.

Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.

Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.

Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için…
Durma üz  kendini üzebildigin  kadar, hatalarını düzeltecekse.
Düşünme  hiç   şu  anını, düşüncesizlik garantiliyorsa yarını.


Ve  kork  ölümden  ölesiye, korkun seni ölümsüzleştirecekse…

Read More      1 Comment »

Bender evlatlık verildi

12 Mayıs gecesi sevgili oğluşumuz yeni evine kavuştu, neyse ki yabancıya gitmedi sadece  halamızın kızında, istediğimiz zaman görebiliyoruz :) ilk gece izlenimlerini halası ve yeni annesi yorumları ile iletiyorum ama önce resimler;

dsc00648dsc00649

dsc00651

HALASI:

İlk gecesi çok kopuk geçti, önce etrafı tanımaya çalıştı, her şeyden korktu. Sonra odalara alıştı gece 12 den sonra da deli danalar gibi labada lubada evin içinde koştu oyun oynadı ama koşarak düz duvara atlaması ve kapılara kafa atması sonra da yarım saat ağlaması acaba iç kanama mı geçiriyor diye düşündürdü beni. çok miyukluyor, neden acaba, mama ve tuvalet kısıtlaması yok, durduk yere başlıyor miyyuk miyyuk,  ağlıyor mu ne demek istiyor anlamadık. ama hala halüsilasyon görüp hayali şeylerle oynuyor, bir de yere upuzun yatıp yeri cırnaklayarak kendi etrafında dönmesi çok komik :) a bir de iyi k kuyuruğu var canı hiç sıkılmıyor  yakalayamadığı için.

SULTAN KUZU

YENİ ANNESİ:

evi tanımaya çalışırkenki görüntüsü çok komikti gerçekten. kafasını aşağı yukarı kaldırarak, koklaya koklaya keşfetti evi. adı söylenince bakmıyor, bazı şeyleri kendi keşfedemiyor. örnek veriyorum. mama kutusunun bi bölmesine de su koyduk. sevgili bender suyu göremediği için bi süre mıyakladı, elimizle çıp çıp yapınca da suyu içmeye başladı. sanırım kendi keşfettiği tek şey kendi kuyruğu. gece olunca, uslu uslu geldi yanıma kıvrıldı. önce koluma yattı, sonra kolumu çekince kafasını yastığa koydu. bir süre gırladı sonra horlamaya başladı. çok komikti. ayak ucumda yatmasıının ikimizn de sağlığı için iyi olacağını düşündüğümden ayak ucuma aldım. o beni hiç rahatsız etmedi ama ben onu ettim mi bilmem.
gerçekten de bir süre kedi benderın psikotik bir kedi olduğunu düşünmedik değil. ortada bişey yokken tam gaz koşmalar, koşup koşup kafayı duvara vurmalar (intihara meyilli mi ne :)), koltuk örtüsünün altına saklanmalar bize bunu düşündürdü. ama söyle dedik hep, ‘geçti sevgili bendırcık, anne dayağından kurtuldun, kardeş dövmesinden kurtuldun, hepsi geçti, artık bu evin kedisi olucaksın, seni en güzel mamalarla beslicez, en güzel oyuncakları alıcaz’:)) bizi anladı mı bilmem, zaten henüz biz de onu anlamadık.

Gülbin

Bendırosmanın gözünden:

benim de söyleyeceklerim var - sarman sarıkaya

“gülebilen, mıncırabilen, konuşabilen ve iki ayak üzerinde yürüyebilen bu canlılar (otostopçunun galaksi rehberinde okumuştum, kısaca insan deniyor bu canlı türüne), yine beni başka bir yere götürdüler. bu sefer yanımda annem susam ile kızkardeşim minnoş yoktular.

vardığımızda ilk işim kendimi tanıtmak oldu: merhaba ben sarman.

insanlar pek sevecen yaratıklar, hemen kaynaştılar benimle. oysa kapı kolu, pencere ve duvarlar gelişime hazırlıklı değildiler sanki. uzun uzun sessizce ve hareketsizce beni süzdüler. çaktırmadan kokladım ben de.. en havalıları duvar bence. hiç kımıldamadı gün boyunca. (uyuduğumda o da beni kokluyor olabilir.)

içimde frenlenemeyen bir enerji var. benim karizmama en yakın kim var diye bakındım etrafa: duvar tabiki.. (minnoşun boşluğunu duvar dolduracağa benziyor. kankam olabilecek birisi varsa, o da duvar olur bence.) gıdıklayınca gülmeme yarışması yaptık, bugün şanslı günündeydi. minnoşla oynadığımızda hep ben yenerdim. bu yenilgi içimdeki enerjiyi daha da arttırdı. minnoşla oynadığım “höyyttt şakaaa” boğuşmasını duvara da yapmaya karar verdim o an.

gerildim..

gerildim..

deriiiin bir nefes alıp,

duvara doğru koşmaya başladım

koşuyorum, koşuyorum

nefesim hızlanmaya, enerjim coşmaya başlamışken

son bir hamle, duvarın kafası üstüne atla… (bu kısımdan sonrası toz bulutu.. yıldızları gördüm o an.)

bir müddet duvarla oynamamaya karar verdim.

bu oyunlar karnımı acıktırmıştı. bu insanlar pek sevecen yaratıklar, söylemiş miydim? hemen önüme mama ve su koydular. lakin çarpışmanın etkisiyle bir şeyi unuttuğumu farkettim: önce su mu, yoksa önce mama mı? bu ne yaman sorunsaldır yahu. dakikalarca düşündüm, önce su mu, yoksa önce mama mı? artık büyük bir belirsizlik kuyusu içerisine sürüklenirken, insanoğlunun suya çıp çıplamasıyla aydınlandı bütün dünyam

(to be continued)

SADIK KUZU

Read More      No Comments »

Radikal Bahar Yarışması

Tekrar merhaba, uzun bir aradan sonra…

Radikal Gazetesi’nde yer alan dijital fotoğraf makinesi ile çekilmiş Bahar Yarışması’na katıldım. Aşağıdaki linkten fotoğrafıma ulaşabilir ve beğenirseniz oy verebilirziniz.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YarismaDetay&PortalCategoryID=2&ImageID=16239

dsc09890

Read More      No Comments »